BARI, EXPO-ARTE-MEDITERRANEAN CONTEMPORARY ART

Efi Strousa, Francesco Vincitore, Biljana Tomic
Efi Strousa, Francesco Vincitore, Biljana Tomic
BM, Pietro Marino, Efi Strousa
BM, Pietro Marino, Efi Strousa
BM waiting for the transport of the works
BM waiting for the transport of the works
Arnoldo Ponodoro, Biljana Tomic
Arnoldo Ponodoro, Biljana Tomic
Efi Strousa, Biljana Tomic
Efi Strousa, Biljana Tomic
Efi Strousa, Biljana Tomic, Arnoldo Pomodoro
Efi Strousa, Biljana Tomic, Arnoldo Pomodoro
Erdağ Aksel
Erdağ Aksel
Erdağ Aksel-Objects of Tension-Iron and Objects-1987-88
Erdağ Aksel-Objects of Tension-Iron and Objects-1987-88
Erdağ Aksel
Erdağ Aksel
Handan Börüteçene-Installation
Handan Börüteçene-Installation
Selma Gürbüz-Iron sculpture-1987-88
Selma Gürbüz-Iron sculpture-1987-88
Serhat Kiraz-Images of the Days-The Image of Today-Installation-1988
Serhat Kiraz-Images of the Days-The Image of Today-Installation-1988
Serhat Kiraz-Images of the Days-The Image of Today-Installation-1988
Serhat Kiraz-Images of the Days-The Image of Today-Installation-1988

MEDITERRANEAN CONTEMPORARY ART EXHIBITION IN EXPO ARTE BARI

16-20 March 1989

Curators: Cyprus: Efi Strousa, Italy: Renato Barilli, Filiberto Menna, Pietro Marino, France: Gerard George Lamaire, Yugoslavia: Biljana Tomic, İspanya: Teresa Blanche, İsrael: Amnon, Turkey, Beral Madra

BARI’de EXPO-ARTE 89’ ve AKDENIZDE ÇAĞDAŞ SANAT SERGiSi

Türkiye’nin 1980 çağdaş sanat üretiminin AB’de gösterildiği ilk sergidir.

14. EXPO-ARTE, Bari’nin Fiera Del Levante alanında 16-20 Mart 1989 tarihleri arasında gerçekleştirilirken, “Akdeniz’de Çağdaş Sanat” başlığı altındaki özel sergiye Fransa’dan Gerard George Lemaire, Yunanistan ve Kıbrıs’tan Efi Strousa, Ispanya’dan Teresa Blanche, Yugoslavya’dan Biljana Tomic, Italya’dan Renato Barilli, Filiberto Menna (bir ay önce öldü), Pietro Marino, Israel’den Amnon Barzel, Türkiye’den de ben, sergi düzenleyicisi (küratör) olarak katıldık.

14.EXPO-ARTE, Apuglia bölgesi Kültür Komisyonu Başkanlığı ve işbirliğiyle Fiera Del Levante yönetimi tarafıdan 30.000 m2 lik, her yönden modern bir fuar kompleksi içinde düzenleniyor. Beş büyük pavyon içindeki ticari sanat fuarına galeriler, kültür birlik ve merkezleri ve sanat yayıncıları katılıyor. Bu fuarda çok değişik düzeyde sanat örnekleri izledik; ünlü galerilerin yanında, sanatı tümüyle ticari anlamda taşıyan galerilerin sayısı çoktu. Büyük bir pavyon fotograf sergisine ayrılmıştı; ABD’li sanatçı Evergon’un postmodern anlayıştaki fotograf yorumu, Man Ray’in sergisi fotograf bölümünün odak noktalarıydı.

EXPO-ARTE’nin başka bir özelliği de İtalya’nın Güzel Sanatlar Akademileri’nin ödüllü, yarışmalı sergilerinin her yıl burada gerçekleştirilmesi. Serginin seçici kurulu Italo Musa, Toti Carpantieri, Arnoldo Pomodoro ve Francesco Vincintore (Akdeniz Ülkeleri Serisinin düzenleyicilerinden ) ile bir yemek sırasında görüştüm. Akdeniz ülkelerinin sanat sorunlarının ortak olduğunu, hep birlikte davranarak Kuzey A vrupa ülkerinin tekelinde olan sanat ortamının daha yaygın bir duruma getirmek gerektiğini savundular. Bu konu, 16 Mart günü Fuar’ın açılışında da, Genel Sekreter Dr. Giuseppe Giocovelli, Başkan Prof. Gaetano Piepoli ve bölgenin Kültür Bakanı tarafından da dile getirildi. Özellikle, Akdeniz’in yerel özelliklerine karşın, bütünlüğü ve ayrıcalığı olan bir kültür bölgesi olduğu, ve bunun her yönden vurgulanması gerektiği üstünde duruldu. 1992’de gerçekleşecek olan Avrupa Birliği için Akdeniz Kültür birliği temellerinden biri atıldı EXPO-ARTE’de diyebiliriz. 17 Mart’taki açık oturumda sekiz Akdeniz ülkesinin sergi düzenleyicileri de, bu özel serginin önemini, kuramsal ve uygulama düzeyinde bu iletişimin kaçınılmaz olduğunu, günümüz sanatında Akdeniz karakterinin varlığını belirttiler. Yine, her sergi düzenleyicisi, fuar bütününün 1500 m2’lik alanını kapsayan bu ilginç sergi içinde kendi sergisinin özelliklerini ve ne anlam taşıdığını anlattı. Çıkan sonuç oldukça şaşırtıcıydı. Sekiz serginin sanatçıları, çok yüksek bir estetik düzeyi, ortak bir beğeni, bilinç ve düşünsel yapı çizgisi ortaya koyuyorlardı. Sekiz ülkeden oluşan sergi, sergi düzenleyicileri ve sanatçılar arasında hiçbir iletişim olmamasına karşın çarpıcı bir bütünlük, hemzamanlık ve özdeşlik yansıtıyordu. Türkiye, bu ülkeler arasında Avrupa ile sanatsal iletişim açısından geri kalmış olma gerçeğini yaşamışlığına karşın, genel görüntüyü bozmuyordu.. Tam tersine, günümüzün en önemli eleştirmenlerinden, Floransa’da yeni kurulan Prato Müzesi Müdürü Amnon Barzel’in yoğun ilgi ve beğenisini çekiyordu. Barzel’in birkaç saatlik konuşma boyunca, Türkiye’deki çağdaş sanat konusundaki sorularını yanıtladım.

Bari’ye, benimle birlikte sanatçılardan yalnız Erdağ Aksel ve Selma Gürbüz gelebildiler. Yapıtlar, uzun bir serüvenden sonra, 14 Mart akşamı Atatürk Havaalanı’ndan bir kargo uçağına yüklenerek Roma’ya vardılar. O gün, binlerce liret telefon parası vererek yapıtların durumunu izledim. Büyük bir sıkıntı ve heyecan çekiyordum, çünkü bütün ülkelerin yapıtları çoktan gelmişti ve yerleştiriliyordu. 15 Mart Çarşamba günü yapıtlar Roma’dan Bari’ye ancak gelebildi, akşam saat 7’de herkez bir futbol maçı nedeniyle fuar alanından ayrılırken, yöneticiler ertesi günü (açılış günü) sabah saat sekiz’de yapıtlarıma kavuşmuş olacağımı söylediler. Gerçekten de, sabah geldiğimde sandıkları boş salonun önünde gördüm. Erdağ, Selma ve ben bize verilen yardımcılarla birlikte saat 12’de sergiyi hazırlamıştık.

Sergi öncesi çektiğimiz sıkıntı, açılışta ve sonrasında gördüğümüz ilgi ve beğeni sonucunda unutuldu. Ertesi günü, İl Gazetto Del Mezzogiorno (Bari)deki yazısında Pietro Marino, uzun yıllardır Venedik Bienal’ine katılmayan Türkiye’nin bu kez çok çarpıcı ve yoğun bir sergi yaptığını ve Türkiye’deki Çağdaş Sanat’a yeni bir bakışla yaklaşmak gerektiğini belirtiyordu.

Bu sergi, Türkiye’deki çağaş sanat için gerçek anlamda bir dışarıya açılma, kendi potansiyeline uygun bir ortamda varlığını gösterme, uluslararası bir düzenleme içind yerini alma başlangıcı olmuştur. Katalog çıktıktan sonra ve tüm dünya müzelerine, sanat eleştirmen ve çevrelerine dağıtıldıktan ve sergi bir ay boyunca onbinlerce kişi tarafından gezildikten sonra, etkilerini daha kesin bir şekilde görebileceğiz. Dilerim, bu başlangıcı aşan gelişmelerle çağdaş sanat ortamında hak ettiğimiz yeri alalım, yakın gelecekte.

Beral Madra 21 Mart 1989

Please click for catalogue texts/ Katalog yazıları için lütfen tıklayın 1  2  3  4  5  6  7